BREMEN MIZIKACILARI MASALI OKU İNDİR

BREMEN MIZIKACILARI MASALI OKU;

Çok eskiden, Bremen yakınlarındaki bir çiftlikte, bir eşek yaşarmış. Çiftlikteki bütün işi, tek başına yapan bu eşek, zamanla yaşlanmış ve iş yapamaz olmuş.

İşe yaramadığını anlayan eşek, çiftliği terk edip, çalgıcılık yapmaya karar vermiş. Bunun için düşmüş Bremen yollarına..

Kente yaklaşmaya başladığı sırada, bir köpeğe rastlamış. Zavallıcık çok yorgun görünüyormuş.

-Çok mu yorgunsun? Demiş eşek.

-Evet, demiş köpek. Hem yorgun, hem de yaşlıyım. Bu yüzden, kendimi işe yaramaz hissediyorum.

-İyi o zaman, demiş eşek. Ben şehre çalgıcılık yapmaya gidiyorum. Sen de benimle gelsene.

Köpek hiç düşünmeden kabul etmiş teklifi ve birlikte yola devam etmişler.

Bir süre sonra, bir kediye rastlamışlar. Kedi de onlarla aynı durumdaymış. Bu yüzden hiç düşünmeden o da katılmış onlara.

Üç kişi olan kafadarlar, bu kez de bir horoza rastlamışlar.

-Neden böyle acı acı ötüyorsun? diye sormuş eşek.

-Yarın sizi de yiyecek olsalar, siz de böyle öterdiniz, demiş horoz.

Eşeğin teklifi ile o da katılmış bizimkilere ve şimdi dört kişi olarak düşmüşler yollara.

Bremen’e geldiklerinde, ilk gördükleri eve yönelmişler. Ancak içeride haydutların olduğunu bilmiyorlarmış elbet…

Üst üste çıkarak, eriştikleri pencereden, içeri bakmışlar. Ama adamların yüzündeki ifade çok korkutmuş onları.

Hemen bir plan yapmışlar. Camın önüne gelip, bir ağızdan şarkı söylemeye başlamışlar. Çıkan sesler, adamları çok korkutmuş. Hepsi korku içinde evden uzaklaşmışlar.

Bizim kafadarlar da, rahatça içeri girip, doyurmuşlar karınlarını. Sonra da, yorgunluktan derin bir uykuya dalmışlar.

Gece yarısına doğru, haydutlar dönmüşler evlerine. Ama içeri girecek cesaretleri yokmuş.

Sonunda en cesurları girmiş içeri. Önce kedi ile karşılaşmış. Görmesiyle de, kedinin pençelerini suratına yemesi bir olmuş.

Adam korku ile öbür odaya kaçmış, burada da köpek atılmış zavallının üzerine. Adam nereye gideceğini şaşırmış.

Karanlıkta eşeğin yanına gelmiş bu kez. Burada da, hayatında yemediği bir tekme yemiş. Tam çıkıp kurtarılacağı sırada horoz atlamış adamın üzerine. Zavallıcık dışarı çıktığında perişan haldeymiş.

Konuşamıyor, hareketlerle içeride yaşadıklarını arkadaşlarına anlatmaya çalışıyormuş. Diğerleri içeride ne olduğunu anlamasalar da, arkadaşlarının durumuna düşmemek için, hemen uzaklaşmışlar oradan.

O haydutları, bir daha oralarda gören olmamış. İşte o günden sonra orası, Bremen Çalgıcıları’nın evi olarak bilinmiş.

O şehir de; onların birbirinin üzerinde şarkı söyler halleri, bir heykel yapılıp, armağan edilmiş.

Burayı ziyaret edenlere de bu hikâye hala anlatılıyormuş…

 

admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir